Metabolik Cerrahi, günümüzde tip 2 diyabet ve obezite tedavisinde çığır açan bir yöntem olarak öne çıkıyor. Modern yaşamın getirdiği hızlı beslenme alışkanlıkları, fiziksel hareketsizlik ve stres, obezite oranlarını artırırken, buna paralel olarak diyabet vakaları da giderek artıyor.
Klasik ilaç ve diyet yaklaşımları birçok hastada yetersiz kalırken, metabolik cerrahi hem kalıcı kilo kaybı hem de metabolik hastalıkların düzelmesi açısından umut verici sonuçlar sunuyor.
Metabolik Cerrahi Nedir?
Metabolik cerrahi, obezite cerrahisi yöntemlerinin bir uzantısıdır. Yani tüm bariatrik cerrahi operasyonları aynı zamanda metabolik etkilere sahiptir. Bu operasyonlar yalnızca kilo kaybı sağlamaz; aynı zamanda tip 2 diyabet, hipertansiyon, karaciğer yağlanması ve metabolik sendrom gibi hastalıkların kontrol altına alınmasına katkı sağlar.
Nasıl Etki Eder?
Metabolik cerrahi sonrası vücutta şu etkiler gözlemlenir:
- Mide hacmi küçülür → gıda alımı azalır
- Barsak hormonlarında değişim olur → insülin duyarlılığı artar
- Grelinden (açlık hormonu) düzeyi düşer
- GLP-1 artışı sayesinde kan şekeri dengesi sağlanır
Bu biyokimyasal değişiklikler, diyabet kontrolünü kolaylaştırır ve metabolizmayı yeniden düzenler.
Diyabet Cerrahisi (Şeker Ameliyatı) Ne Anlama Geliyor?
Halk arasında “şeker ameliyatı” olarak adlandırılsa da, aslında bu terim metabolik cerrahinin tip 2 diyabet üzerindeki etkilerini tanımlamak için kullanılır. Yapılan araştırmalar, özellikle Gastrik Bypass ve Sleeve Gastrektomi (Tüp Mide) ameliyatlarının, kan şekeri düzeyini düşürdüğünü, insülin direncini azalttığını ve birçok hastada HbA1c değerlerinin normale döndüğünü göstermektedir.
STAMPAPE Çalışması: Bilimsel Kanıtlar
Metabolik cerrahinin etkinliği, dünyaca ünlü Cleveland Clinic tarafından yürütülen STAMPAPE Çalışması ile güçlü biçimde desteklenmiştir.
Çalışma Özeti (NEJM, 2017):
- VKİ ≥30 olan Tip 2 diyabetli hastalarda cerrahi tedavi, medikal tedaviye kıyasla çok daha yüksek oranda glisemik kontrol sağlamıştır.
- Cerrahi geçiren hastalarda HbA1c <6,0 değerine ulaşma oranı, sadece ilaç tedavisi alanlara göre 3 kat fazladır.
- Tüp Mide ve Gastrik Bypass ameliyatlarının her ikisi de etkilidir; ancak Gastrik Bypass, glisemik kontrol açısından biraz daha üstün bulunmuştur.
Kimler Metabolik Cerrahi İçin Uygun?
T.C. Sağlık Bakanlığı Obezite ve Metabolik Cerrahi Klinik Protokolü (2021)’ne göre cerrahi şu durumlarda önerilir:
- VKİ ≥40 kg/m² olan bireylerde, glisemik kontrol fark etmeksizin
- VKİ 35–39,9 kg/m² ve ilaçla kontrol edilemeyen Tip 2 diyabet hastalarında
- VKİ 30–34,9 kg/m² olup yaşam tarzı değişikliği ve ilaç tedavisine yanıt alınamayan hastalarda
- (Asya kökenli bireylerde alt sınır 27 kg/m² olarak kabul edilir)
Düşük VKİ’de Cerrahi Mümkün mü?
Yeni çalışmalar, VKİ 30–35 arasında olup ilaç tedavisine dirençli Tip 2 diyabet hastalarının da metabolik cerrahiden yararlanabileceğini göstermektedir. Ancak VKİ <30 olan bireylerde cerrahi henüz uluslararası kılavuzlarca önerilmemektedir.
Metabolik Cerrahinin Sağlık Üzerindeki Etkileri
Metabolik cerrahi yalnızca kan şekerini düzenlemekle kalmaz; aynı zamanda:
- Kan basıncını düşürür
- Lipid profili (kolesterol, trigliserid) düzeltir
- Karaciğer yağlanmasını azaltır
- Kronik inflamasyonu düşürür
- Mikrobiyota dengesini iyileştirir
Bu etkiler bir araya geldiğinde, uzun vadede kalp-damar hastalıkları, böbrek hasarı ve nöropati gibi diyabete bağlı komplikasyonlar önemli ölçüde azalır.
Fonksiyonel Tıp ve Longevity Perspektifi
Fonksiyonel tıp bakış açısından metabolik cerrahi, yalnızca kilo kaybı değil, metabolik denge ve hücresel sağlık optimizasyonu açısından da önemli bir müdahaledir. Bu yönüyle, longevity (uzun ve sağlıklı yaşam) hedefleriyle de örtüşmektedir. Ameliyat sonrası beslenme desteği, mikronutrient takibi (B12, D3, magnezyum, koenzim Q10) ve mitokondri fonksiyonunun korunması yaşam kalitesini artırır.
Metabolik Cerrahi Gerçekten Çözüm Mü?
Bilimsel veriler açık: Metabolik cerrahi, ilaç tedavisiyle kontrol altına alınamayan Tip 2 diyabet hastaları için etkili ve kalıcı bir seçenektir. Ancak bu karar mutlaka bireysel değerlendirme, uzman hekim görüşü ve disiplinler arası takip ile verilmelidir.
- Cerrahi sonrası dengeli beslenme,
- Düzenli egzersiz,
- Vitamin-mineral takibi ve
- Fonksiyonel tıp yaklaşımıyla metabolik destek en az ameliyat kadar önemlidir.
Prof. Dr. Halil Coşkun



